FSM Vakıf Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@FSM, FSM Vakıf Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , Osmanlı Düşüncesinde “Kriz” Kavrayışının Tarihsel Dönüşümü: İhtilal’den İnhitat’a(Kutadgubilig, 2025) Okuyan, HümeyraOsmanlı Devleti insanlık tarihi içerisinde görkemli ve uzun olarak tarif edilebilecek bir tarihe sahiptir. Hüküm sürdüğü yıllar boyunca Osmanlı, tarihinin bazı dönemlerinde güçlü devlet olmanın yöntem ve araçlarına sahipken, bazı dönemlerinde iç ve dış kaynaklı krizlerle baş etmek zorunda kalan bir devlete dönüşmüştür. Bu krizlerin meydana geliş sebepleri dönemden döneme değişkenlikler gösterirken devletin bu krizleri alımlama, anlama, mukavele etme biçimleri arasında yöntemsel farklılıklar mevcuttur. Bu çalışma, Osmanlı düşüncesinde kriz kavrayışının XVI. yüzyıldan XIX. yüzyıla geçirdiği tarihsel dönüşümü, köken (arkhe) ve amaç (telos) üzerinden değerlendirmektedir. Osmanlı Devleti tarihinde kriz bilincinin öne çıktığı bu iki dönem başta krizin kökenine atfedilen unsur olmak üzere tarih, ıslahat ve insan anlayışı bakımından birbirinden ayrışmaktadır. XVI. yüzyılda “ihtilal” söylemiyle temsil edilen kriz kavrayışı, siyasal ve toplumsal düzende meydana gelen bozulmaları geçmişten sapma olarak yorumlayıp, “Kanun-i Kadim” ve “Nizam-ı Âlem” gibi yapılar aracılığıyla kökendeki düzene dönmeyi hedeflemiştir. XIX. yüzyıl ise klasik dönemin kriz kavrayışının beka için çare olamayacağı kabulü ile “inhitat” söylemini üretmiş; bu anlamda erken dönemin kriz kavrayışını da sorunsallaştırmıştır. Dolayısıyla inhitat söylemiyle birlikte krize bakışta “arkhe” ve “telos” da dönüşmüş, arayışlar geçmişin ihyasından geleceğin inşasına, döngüsel tarihten ilerlemeci tarih anlayışına, mesul bürokrasiden mükellef vatandaşa dönüşmüştür. Bu saikle çalışma, Osmanlı düşüncesinde iki dönem arasında dönüşen kriz kavrayışıyla birlikte köken ve amaca atfedilen unsurların da değiştiği ve krizin bir karar anı olarak doğurduğu tarihsel sonuçlara ulaşmaktadır.Öğe Türü: Öğe , Ataerkil Bakış Açısının Hegemonik Söylemle Meşrulaştırılması: Kadın Olduğumu Unuttum Adlı Roman Örneği(Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, 2025) Çelenlioğlu, AsiyeMısır’da moderniteyle başlayan roman sanatı bir yandan toplumsal yapıyı betimlerken diğer yandan toplumu yapılandırma görevi üstlenmiştir. İlk dönem Mısır romanı kadının eğitim ve eş seçimi gibi birinci dönem Feminist hareketin savunduğu hakları konu edinirken bunu erkeğin konforunu sağlayan çerçevede tutmuş, ilerleyen yıllarda kamusal alanda varlık göstermesinden rahatsız olduğunda kadının bu hakkından feragat etmesi için hegemonik söyleme başvurmuştur. Hâkimiyetin meşrulaşması olarak ifade edilebilecek bu söylem, ikinci dönem roman yazarları arasında sayılan İhsân Abdulkuddûs’un eserlerinde oldukça bariz görülmektedir. Kadının ancak evlenerek statü kazanacağı, çalışan kadının mutlu olamayacağı ve boşanmanın kadına getirdiği ağır yük gibi pek çok konuda ataerkil bakış açısını hegemonik söylemle meşrulaştırmaya çalışan yazar, bütün bunları özgürlükçü tutumu altına gizlenerek yapmıştır. Savunduğu fikirleri kadın karakterlere söyleterek erkek hâkimiyetini rızaya dönüştürmek için kullandığı bu yöntemle yazarın amacına ulaştığı söylenebilir. Söz konusu çalışma İhsân Abdulkuddûs’un ve Nesiytu ennî İmrae (Ve kadın olduğumu Unuttum; 1977) adlı eserinde yer alan hegemonik söyleme işaret etmeyi hedeflemektedir.Öğe Türü: Öğe , Diyaliz Hastalarında Psikolojik Belirtiler, Mental İyi Oluş ve Varoluşsal Kaygı Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi: Bir Pilot Çalışma(Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, 2025) Bahadır, Erdi; Ladikli,Nefise; Kalender, Bilal; Kudret, Oya; Tohumcu, Mehmet UtkuDiyaliz, bireyin günlük işlevselliği ile fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerinde etkili bir uygulama olarak görülmektedir. Fonksiyonları bozulmuş veya işlevini tamamen yitirmiş böbreğin diyaliz ile tedavisi sürecinde hem böbrek hastalığına ilişkin semptomların hem de diyaliz uygulamasının etkilerinin kişiler için zorlayıcı olabildiği bilinmektedir. Bu pilot çalışmada hemodiyaliz tedavisi gören hastalarda psikolojik belirtiler, mental iyi oluş ve varoluşsal kaygı arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Gümüşhane Devlet Hastanesi hemodiyaliz ünitesinde tedavi gören 12 kadın ve 24 erkek olmak üzere toplam 36 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcılara demografik bilgi formu, Depresyon Anksiyete Stres Skalası-21, Varoluşsal Kaygı Ölçeği ve Warwick-Edinburgh Mental İyi Oluş Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda mental iyi oluş hem varoluşsal kaygı hem de depresyon, anksiyete ve stres ile negatif yönde ilişkili bulunmuştur. Varoluşsal kaygı ile psikolojik belirtiler arasında olumlu ilişki saptanmıştır. Yapılan regresyon analizleri sonucunda depresyon, anksiyete ve stresin varoluşsal kaygı ile mental iyi oluş arasındaki ilişkide tam aracı rol oynadığı bulunmuştur. Elde edilen bulgular, diyaliz hastalarında psikolojik iyilik halinin korunması amacıyla psikososyal desteğin önemi ekseninde tartışılmıştır.Öğe Türü: Öğe , Evaluating Learning and Innovation Skills of 48–60 Month Old Children Through a Rubric(Anıl Kadir Eranıl, 2025) Akçadağ, Çiğdem Karakaya; Alisinanoğlu, FatmaThis study aims to evaluate the critical thinking, creativity, communication, and collaboration skills of children aged 48–60 months by using the “Learning and Innovation (4C) Skills Rubric.” The research was conducted in independent kindergartens and preschool classrooms located in a district of Maltepe, Istanbul. The study group consisted of 60 preschool children between 48 and 60 months of age. The rubric includes four subskills and is scored across four performance levels. Data were collected by scoring the performances observed during sessions referred to as "Scientifically Based Tasks," where four children participated in each session, lasting approximately 40–45 minutes. The findings revealed that children generally exhibited high levels of performance in Learning and Innovation skills. The highest scores were observed in communication and collaboration skills, while creativity also showed significant development. In contrast, critical thinking skills displayed a more balanced distribution, indicating the need for more structured support. The results demonstrate the usability of the rubric in early childhood education and highlight its value as an effective tool for providing developmental feedback to teachers. Additionally, the findings offer guidance for curriculum development, particularly in enhancing critical thinking skills.Öğe Türü: Öğe , From Book to Instagram, Who is Raising Children? Family in the Digital World(Esengül Kara, 2025) Bilici, Nermin; Polatlar, Duygu YalmanThe role of media in shaping parenting practices has become increasingly important in contemporary society. Parents' decisions about raising children are shaped by a flood of information from various media sources. The rise of social media, in particular, has introduced new opportunities and challenges for parents by creating an alternative public sphere with interactive features. Among social platforms, Instagram stands out as a preferred source of information for digital parenting. This article examines how parents' sources of information on child-rearing have changed over time, with special attention to Generation Y (Millennials). A phenomenological study, the work draws on data collected through digital ethnography and interviews. The findings show that, while books continue to be regarded as a scientific and trustworthy source within traditional media, parents today may prefer social media for ease of access to information, real-time interactions, visual content, participation in parenting communities, and a sense of belonging and trust. At the same time, social media content is found to create insecurity in parents due to information overload, potential privacy violations, and feelings of inadequacy driven by influencers and peer pressure. This article aims to contribute to the literature by better understanding the dynamics between parents and media in the context of child-rearing.


















