FSM Vakıf Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi


DSpace@FSM, FSM Vakıf Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.





Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Öğe ,
    Hafiflik İlleti ve Arapçayı Yabancı Dil Olarak Öğrenenler İçin Nahiv ve Sarf Konularının Sıralanmasına Etkisi
    (Mehmet Ayhan, 2026) Çelik, Muhammet; Darwich, Malek
    Modern çalışmaların dil geleneğiyle ilişkilendirilmesi, müfredatın daha gerçekçi ve süreklilik arz eden bir yapıya kavuşmasını sağlar, çağdaş öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanmasına imkân verir ve dil kazanımı ile dil yapısının anlaşılmasında doğal bir kademelendirme sağlar. Çalışmada, nahiv ve sarf mirasının işlevselliğini ve etkinliğini yansıtma bakımından, eski Arap dilbilimcilerin eserlerinde yer alan bilgilerin yalnızca teorik gerekçeler olmadığı, aksine eğitim sürecinde uygulanabilir bir temel oluşturduğu gösterilmektedir. Gramer incelemelerini kapsayan dilbilim çalışmalarındaki illet ve gerekçelendirme yöntemlerinin tahlil edilmesi, dilin gerçekliğini daha iyi anlamamızı sağlamakta ve Arapçayı yabancı dil olarak öğreten müfredat tasarımcılarının basit kuralları öne almasını ve karmaşık kuralları sonraki merhalelere ertelemesini mümkün kılmaktadır. Dil öğretiminin temel ilkelerinden olan basitten karmaşığa, kolaydan zora doğru giden tedrici öğretim bu sayede sağlanmış olur, eğitim süreci akıcı ve sorunsuz ilerler. İllet konusu bu alanda büyük bir etkiye sahiptir ve bundan faydalanmak mümkündür. Ayrıca, bu illetlerden “hafiflik” illeti, klasik nahiv kitaplarında en çok tekrar edilen illetlerden biri olup, bazı dilbilimciler tarafından illetlerin esası olarak kabul edilmiştir. Anadili Arapça olmayanlara Arapça öğretme programlarında veya bu programlar için hazırlanmış öğretim setlerinde konu sıralamasına dair dikkate alınması gereken gerekçelerden biri de klasik nahiv ve nahiv usulü kitaplarında “hafiflik” (hiffet) veya “hafifleme” (tahfif) dedikleri bu illettir. Nitekim klasik nahivde de bu illetin işlevselliği üzerinden çoğu sarf veya nahiv konusu “hafif” ve “ağır” olarak sınıflandırılmış, hafif olan öne alınmış, ağır olan ise sonraya bırakılmıştır. Analitik inceleme ve tasnif yönteminin kullanıldığı araştırmada isimler, fiiller, mastarlar ve diğer kelime türleri hafiflik ve zorluk derecelerine göre karşılaştırılıp öğretimdeki yerleri tespit edilmeye çalışılmıştır.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Evaluation of Simulated Rainfall Patterns in Control Plot Subsections
    (Artvin Çoruh Üniversitesi, 2026) Demircioğlu, Abdullah Emin; Kesgin, Erdal; Gezici, Kadir; Şengül, Selim; Kesgin, R. İlayda Tan
    Rainfall simulators have been used for many years in laboratory settings to simulate natural rainfall. This natural precipitation produced in a laboratory environment is particularly important for hydrological research in controlled laboratory environments where its natural variability can be examined in detail. This study examines the spatial variability of rainfall's fundamental parameters, intensity, uniformity, and drop diameter, in a nine-subarea arrangement within a single-channel rainfall simulator. To observe how the distribution patterns change depending on rainfall intensity within the simulator's operating range of 30-140 mmh⁻¹, we conducted simulations at four different intensities (40, 70, 80, and 100 mmh⁻¹). Within the channel area, I (rainfall intensity) showed local variations. Similarly, Christiansen's uniformity coefficients (CU) ranged from 69% to 95%. However, local CU values in some sub-regions were significantly lower than these averages. D50 (median drop diameter) varied between 1.32 and 1.77 mm for different densities and sub-areas. Generally, it was observed that homogeneity improved as rainfall intensity increased, but there were still significant differences within the area. The size of the raindrops varies depending on where they fall, with larger drops generally observed in the middle of the area (A3, A4, A5). These results contradict the common assumption of uniform rainfall intensity within the channel area and highlight the necessity of sub-area-based analysis for the accurate interpretation of simulated rainfall experiments.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Systematic Literature Review on Accommodation Units in Interior Architecture
    (Deniz Yengin, 2026) Erol, Yasemin Tuzlu; Salbacak, Salih
    Accommodation structures have evolved from basic shelter spaces into environments defined by comfort, aesthetics, and experience, increasingly shaped by interior architectural approaches that foster emotional connections with users. Despite this shift, research on the interior architecture of accommodation units remains limited and fragmented. This study conducts a PRISMA-based systematic review of publications indexed in Web of Science (WoS) and SCOPUS to examine existing scholarship in the field. The studies were classified by themes, methods, accommodation types, and spatial focus. Findings indicate that perception, user experience, sustainability, and thematic design dominate the literature, while mixed-method approaches and topics such as accessibility, ecological accommodation, and material usage receive limited attention. Research primarily focuses on hotel buildings and room-scale interiors, with alternative accommodation types underrepresented. The study identifies key trends and research gaps and proposes a framework for future research.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Durağan Bilimden Dinamik Bilime: Evelyn Fox Keller’in Toplumsal Cinsiyet ve Bilim Üzerine Düşünceler Eserinin Değerlendirmesi
    (Kadın ve Demokrasi Derneği, 2025) Canlı, Emine
    Evelyn Fox Keller’ın Toplumsal Cinsiyet ve Bilim Üzerine Düşünceler adlı eseri, bilimin doğasını toplumsal cinsiyet ilişkileri bağlamında yeniden değerlendirir. Eser, feminist bilim çalışmaları kadar bilim tarihi, bilim felsefesi ve bilim sosyolojisi açısından da temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Keller, bilimi yalnızca kadınların dışlandığı bir alan olarak değil, toplumsal, kültürel ve tarihsel koşullar içinde şekillenmiş bir etkinlik olarak ele alır. Ona göre hem “cinsiyet” hem de “bilim” doğal değil, toplum tarafından inşa edilmiş kategorilerdir; bu nedenle değişime ve dönüşüme açıktırlar. Kitap üç metodik ve tematik bölümden oluşur: tarihsel, psikanalitik ve bilimsel analiz. Platon’dan Francis Bacon’a uzanan bilgi anlayışını, Jean Piaget’nin bilişsel gelişim kuramını ve genetikçi Barbara McClintock’un çalışmalarını inceleyen Keller, durağan değil dinamik bir “nesnellik” ve “düzen” kavramı önerir. Bilimin eril tahakküm biçimlerinden arındırılmasını, dışarıdan reddedilmek yerine içeriden dönüştürülmesini savunur. Böylece eser, bilimi insani bir etkinlik olarak yeniden konumlandırarak yalnızca feminist teoriye değil, çağdaş bilim tarihi, felsefesi ve sosyolojisine de nitelikli bir katkı sunma potansiyeline sahiptir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Atik Vâlide ve Çinili Suyollarının Çamlıca Civarındaki Başlangıç ve Güzergâhları Üzerine Tespitler
    (Vakıflar Genel Müdürlüğü, 2025) Civelek, Yusuf; Şimşek, Onur
    Osmanlı devrinden kalan iki önemli vakıf su yapısı olan Atik Vâlide ve Çinili (Mâhıpeyker) suyollarının kaynakları ve güzergâhları konusunda muğlaklık söz konusudur. Günümüzde birkaç kuyu başı dışında yeryüzünde algılanabilirliği kalmamış Atik Vâlide suyolunun, o kadar bile izi bulunamayan Çinili suyolu ile fizikî yakınlığı nedeniyle kısmen karışmış olması ihtimal dâhilindedir. Eğer böyle değilse bile, Nâzım Bey, İsmail Remzi Bey ve Kâzım Çeçen gibi bu suyollarının güzergâhları üzerine çalışmalar yapmış olan kişilerin özellikle menba’lar konusunda emin olmadıkları kesindir. Bu çalışma, bu iki suyolu hakkında üretilmiş metinleri ve haritaları değerlendirerek, menbâ ve güzergâhlarına ilişkin muğlaklığı ortaya koymak, tespitlerde bulunmak ve birtakım öneriler sunmayı amaçlar. Üsküdar ilçe sınırları içerinde kalan Büyük Çamlıca tepesinin doğu etekleri ile, arasında iki suyolunun yay çizerek neredeyse birbirlerine paralel olarak Libadiye caddesine kadar ilerledikleri alan ve bir miktar da Küçük Çamlıca’nın güney etekleri, konuyla ilgili tespit ve önerilerin sınırlarını oluşturur.