FSM Vakıf Üniversitesi Araştırma ve Akademik Performans Sistemi


DSpace@FSM, FSM Vakıf Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.





Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Öğe ,
    Explication of Urban Park Narratives: From Land to the La Villette
    (MDPI, 2025) Yılmaz, Esin; Akbulut, Muzaffer Tolga
    The ongoing ontological tension between architecture, art, and science is analyzed using semantic tools. This line of analysis addresses the gap in the literature caused by the lack of a systematic and traceable framework for defining the theatrical meaning of the relationship between multiple coding and performative space. The study examines Bernard Tschumi’s Parc de la Villette design from Architecture and Disjunction within the critical framework of Roland Barthes and Bertolt Brecht, and is conducted in the MAXQDA environment. Adopting a qualitative structural narrative analysis methodology and structured around three analytical operations (segmentation–inventory–structuring), the study is validated through interdisciplinary triangulation. At the segmentation phase, Tschumi’s text is divided into 19 meaning units under theoretical nodes based on Brecht’s principles of epic theater. These units were analyzed using closed (deductive) coding with a coding table derived from the literature and developed iteratively to ensure reliability through consensus between the two researchers. During the inventory phase, these meaning units were reinterpreted through open (inductive) coding using Barthes’ five codes, yielding 62 productive terms. During the structuring phase, the distribution and relationships between codes were thematized within the park’s 4 spatial configurations, based on evaluative and inferential layers of meaning.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Severe, Moderate, and Mild Wear Performance of Deep Cryogenically Treated D3 Tool Steel Against Al2O3, 100Cr6, and 316 Stainless Steel Balls
    (Springer Nature, 2025) Boztepe, Alican; Özer, Gökhan; Gecü, Rıdvan
    This study investigates the effects of severe, moderate, and mild wear behavior of cryogenically treated and double-tempered AISI D3 cold-work tool steel under varying wear conditions. Cryogenic treatment was performed at 196 C for 18 hours and each tempering step was carried out at 250 C for 2 hours. Three different balls—Al2O3, 100Cr6, and 316 stainless steel—and three different loads—5, 10, and 15 N—were used in dry sliding tests. Microstructural and tribological analyses were conducted using FESEM and EDS techniques. The cryogenic treatment facilitated the transformation of retained austenite into martensite, while double tempering promoted the formation of M7C3 and M23C6-type carbides. Regardless of the ball used, increasing the load increased the wear losses due to the enhanced contact pressure. The Al2O3 ball resulted in abrasive wear, while 316 stainless steel caused extremely high galling between tribopairs. Abrasive, adhesive, and oxidative wear occurred in the D3 tool steel samples slid against 100Cr6 steel, providing a mild wear regime, although it was chosen to simulate moderate wear conditions. Considering the wear losses of both cryogenically treated AISI D3 tool steel and its counterparts used, the 100Cr6 ball resulted in the lowest wear losses.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Sürdürülebilir Bir Teklif-SYDS
    (Prchitect, 2019) Özcan, Uğur
    Enerji, Sanayi Devrimi'nden bu yana en büyük küresel amaç ve araç olmuştur. Devletler enerji sayesinde büyümüş, kalkınmış ve yine enerji ana fikirli siyasetler belirlemişlerdir. Bugün ise enerji sarfiyatı dünyaya zarar verir noktaya ulaşmış ve yeni enerji etkin sistemlerle, sarfiyatı denetim altında tutup, çözümler aranması gündeme gelmiştir. Günümüzde, yapılar enerji sarfiyatının büyük bölümünden sorumlu tutulmaktadırlar. Yapı yaşam döngüsü üzerinde gerçekleştirilecek düzenlemeler ile enerji sarfiyatında büyük oranda tasarruf sağlanabilecek, dolayısı ile kalkınmanın sürdürülebilir olması sağlanabilecektir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Sürdürülebilir Tapınak Yapım Süreci – Endonezya
    (Prchitect, 2019) Özcan, Uğur; Budiman, Hanif; Çakar, Hale Nur
    Endonezya, dünyanın en büyük takımada devlet ülkesidir ve on yedi binden fazla adayı kapsar. Bu adalardan yaklaşık altı bin ada henüz planlanmamıştır ve tam anlamı ile kullanılmamaktadır. Sadece bin ada seçilmiş, planlanmış ve kullanılmaktadır. Bu takımada topluluğu Java, Kalimantan, Papua, Sumatra ve Sulawesi olmak üzere beş ana adadan oluşur. Endonezya'nın büyük adaları dağlıktır ve bazı zirveler okyanustan 800 m yüksekliğe ulaşır. Papua Adası 5000 m yüksekliğe ulaşır ve Endonezya'nın en yüksek yeri olan Puncak Jaya (5030 m) burada bulunur (Resim 1). Ayrıca, Endonezya bölgesi 100'ü aktif olan, yaklaşık 400 yanardağ ile tektonik olarak kararsız bir bölgedir. Endonezya'da ekvator iklimi bulunur. Tipik olarak çok miktarda yağış alan bir bölgedir. Sıcaklık değişimleri genellikle ada yapısına (yüksekliğine) bağlı olarak farklılık gösterebilir. Yer yer muson iklimi özellikleri de izlenebilmektedir. Deniz seviyesine yakın bölgelerde sıcaklık 23 °C ile 31 °C arasında değişmektedir. Ülkenin genelinde yağış, Nisan ve Mart ayları arasında yoğunluk gösterir. Endonezya'da bulunan akarsuların toplamı 21.579 km'dir. Bu akarsular, yapılaşma faaliyetleri için gerekli olan taş, kum gibi yapı malzemelerinin temin edilmesinde ve bir yerden bir yere ulaştırılabilmesinde kullanılır.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Çağdaş ve Sürdürülebilir Ek Yapı Denemeleri- Müze Yapıları
    (Prchitect, 2021) Özcan, Uğur
    Mimari üretimler, diğer insan yapıtı üretim çıktılarına karşın daha uzun ömürlüdürler. Tüm mekan üretimleri belirli bir amaca yönelik olarak tasarlanır. Tasarlanan yapı yerinde kalmaya devam etse de insan ihtiyaçları zaman geçtikçe değişmektedir. Bir devinim halinde olan sosyal yaşam ve sürekli değişkenlik gösteren ekonomi dünyası gibi, mimariyi etkileyen faktörler söz konusu olduğunda mevcut yapılar, günün ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelebilirler. Böyle durumlarda, mevcut binaya ek yapı tasarlanması günümüzde sıklıkla başvurulan çözümlerdendir. İşlevselliğini kaybetmiş ve atıl durumda olan yapılar için tasarlanan bu çağdaş eklerle, mevcut yapıda işlev değişikliği sağlanarak yapının kullanışlı hale getirilmesi sağlanabileceği gibi bazı durumlarda söz konusu yapılar kullanılabilir durumda olmasına rağmen, kullanıcılar tarafından ek mekan gereksinimi duyulabilir. Her iki durumda da ek yapılar, değişen ve gelişen hayata sürdürülebilir bir çözüm sağlayabilmektedir. Bu çalışma kapsamında müze kavramı ve tarihçesi, ek yapı ihtiyacı ve tasarımı, ek yapı tasarımı ile sürdürülebilirliğin sağlanması konulan üzerinde durulmuş, Amerika'dan seçilen üç örnek üzerinden incelenmiştir. "Müze" oluşumunun gerçekleştirdiği işlevler ve bunları yerine getiriş biçimla toplumsal yaşama paralel olarak sürekli değişmektedir. Müze işlevinin gerçekleştirdiği fiziksel yapı da bu değişime yanıt vermek üzere, yeni ve yeniden ele alınmaktadır (KandemirS Uçar, 2016).