The Transformation of Trust in the Screen Society: Social Isolation Under the Authority of Automation
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
In today’s digital age, the increasing integration of automation is reshaping human interactions and becoming a transformative force in the structure of modern society. While this shift enhances efficiency, it also introduces significant social and psychological consequences at both individual and societal levels, requiring critical examination. This study explores how digitalization and automation affect social dynamics, focusing on the transformation of interpersonal relationships. As automated systems become more embedded in everyday life, individuals may experience a declining sense of control, resulting in social isolation, erosion of trust, and weakening of communication and social skills. The research emphasizes the evolving relationship between humans and technology, drawing attention to potential risks such as the loss of autonomy, reduced critical thinking, and increased vulnerability to manipulation. Additionally, the study addresses the growing dependence on digital media and automation, examining their connection to surveillance capitalism and its broader social implications. Conceptually, it investigates how technological systems influence trust, decision-making, and social engagement, while highlighting the diminishing role of human agency in the face of machine precision and authority. The ease of access to automated technologies and the resulting dependency are also identified as factors that contribute to the weakening of social bonds. Employing a qualitative approach through literature review and case analysis, the study concludes that the combined effects of technology, media, and globalization lead to the homogenization of experiences, the erosion of individuality, and the external shaping of identity and personal decision-making processes.
Günümüzde dijitalleşme ile birlikte otomasyonun kullanımının artması, insan-insan etkileşimlerinin şeklini değiştirerek toplumsal yapınyı da dönüştüren faktörlerden biri haline gelmiştir. Bu dönüşüm, verimliliği artırmakla beraber bireyden topluma toplumdan bireye sosyal ve psikolojik derin etkiler oluşturmakta ve bu durum ayrıntılı bir incelemeyi gerektirmektedir. Makalenin ana mesajı, dijitalleşme ve otomasyonun modern toplum üzerindeki etkilerini ve bu süreçlerin bireyler arasındaki sosyal ilişkileri nasıl dönüştürdüğünü incelemektir. Özellikle, otomasyon sistemlerinin artan entegrasyonu ile insanların bu sistemler üzerindeki kontrol hissinin azalması ve bunun sonucunda sosyal izolasyon, güven kaybı ve bireylerin sosyal becerilerinin zayıflaması gibi sorunların ortaya çıkması vurgulanmaktadır. Bu çalışma, hızlı teknolojik gelişmelerin modern toplum üzerindeki etkisini otomasyon üzerinden ele almıştır. Otonom sistemlerin artan entegrasyonuna ve insanlar ile teknoloji arasındaki gelişen ilişkiye dikkat çekmektedir. Otomasyona ve teknolojiye güvenin teslim edilmesiyle kontrol, özerklik ve eleştirel düşünme becerilerinin kaybının yanı sıra manipülasyon potansiyeli de dahil olmak üzere potansiyel risk ve sonuçlarına dikkat çekmek amaçlanmaktadır. Makale, tüketicilerin dijital medya ve otomasyona olan bağımlılığını ve gözetim kapitalizminin toplum üzerindeki etkisini vurgulamaktadır. Araştırmanın amacı, dijitalleşmenin ve otomatizasyonun, bireylerin sosyal yaşamlarındaki etkilerini ve bu teknolojik sistemlerin bireyler arasındaki güven, seçim ve iletişim süreçlerini nasıl etkilediğini, makine hassasiyeti ve gücü karşısında insanın azalan rolünü kavramsal olarak ele almaktadır. Otomasyona erişimin kolaylığını ve bunun sonucunda ortaya çıkan bağımlılığı vurgular. Otomatizasyonun günümüzde nasıl bir otorite haline geldiği ve bireyler arasındaki sosyal bağları nasıl zayıflattığı incelenir. Araştırma, nitel bir yaklaşıma dayanmaktadır. Literatür taraması ve olgu incelemesi yöntemleri kullanılarak, teknoloji, otomatizasyon ve sosyal ilişkiler üzerine yapılan önceki çalışmalar incelenmiş, bu kavramlar teorik çerçevede ele alınmıştır. Çalışma, teknoloji, medya ve küreselleşmenin etkisinin deneyimlerin homojenleşmesine ve bireyselliğin kaybolmasına yol açtığı ve bireylerin öz kimliklerinin ve karar alma süreçlerinin bu faktörler tarafından şekillendirildiği sonucuna varmaktadır.










