Fragmented Mimesis and Simulation: Rewriting Reality in Synecdoche, New York
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Synecdoche, New York (2008) destabilizes ontological assumptions surrounding cinematic representation and constructs a recursive universe that dissolves the boundaries between selfhood, space, and temporality. The film follows an artist attempting to reproduce his life within an ever-expanding theatrical simulation; this effort generates proliferating layers of representation that displace referential stability. This study examines the reconfiguration of the classical paradigm of mimesis and analyzes representation as a recursive, self-referential structure. The analysis adopts a theoretical close reading grounded in philosophical approaches to simulation, temporality, and subjectivity. The findings indicate that representation ceases to function as correspondence with external reality and operates as a self-generating system that produces ontological instability. Recursive mise-en-abyme structures and synecdochic substitution convert identity into iterative performance and disperse subjectivity across layered representations. This study advances debates on postmimetic cinema by positioning recursion as a constitutive condition of contemporary cinematic ontology and by positing that representation produces disappearance as its primary effect and displaces meaning as a stable presence. The analysis further establishes recursion as a structuring logic that reorganizes relations between representation, temporality, and subjectivity at the level of form. It further proposes that cinematic space functions as an ontological interface, and identity registers as a transient configuration, dislodged from stability.
Synecdoche, New York (2008), sinemasal temsil etrafında kurulan ontolojik varsayımları radikal biçimde sarsarak benlik, mekân ve zamansallık arasındaki sınırları çözen yinelemeli bir evren tesis eder. Film, yaşamını giderek genişleyen bir teatral simülasyon içinde yeniden üretmeye yönelen bir sanatçıyı merkeze alır; bu yönelim, göndergesel istikrarı yerinden eden çoğalan temsil katmanları üretir. Bu çalışma, mimesisin klasik paradigmasının yeniden yapılandırılmasını incelemekte ve temsili yinelemeli ve kendine göndermeli bir yapı olarak çözümlemektedir. Analiz, simülasyon, zamansallık ve öznelik üzerine geliştirilen felsefi yaklaşımlara dayanan kuramsal bir yakın okuma yöntemi temelinde ilerler. Bulgular, temsili dış gerçeklikle kurulan bir örtüşme ilişkisi olarak işlev görmekten uzaklaştırarak ontolojik istikrarsızlık üreten kendini kuran bir sistem olarak açığa çıkarır. Yinelemeli mise-en-abyme (iç içe geçmiş temsiller yapısı) yapıları ile sinekdokik yer değiştirme süreçleri, kimliği iteratif bir performans düzlemine taşır ve özneyi katmanlı temsiller boyunca dağıtır. Bu çalışma, yinelemeyi çağdaş sinemasal ontolojinin kurucu bir koşulu olarak konumlandırmakta ve temsilin anlamı sabit bir varlık olarak tesis etmek yerine yokoluşu başat etkisi olarak ürettiğini ileri sürerek postmimetik sinema tartışmalarına katkı sağlamaktadır. Analiz ayrıca, yinelemenin temsil, zamansallık ve öznelik arasındaki ilişkileri biçim düzeyinde yeniden örgütleyen bir yapı mantığı kurduğunu göstermektedir. Buna ek olarak, sinemasal mekân ontolojik bir arayüz olarak işlev görmekte; kimlik ise istikrarlı bir öz olarak değil, süreksiz ve geçici bir konfigürasyon olarak kaydedilmektedir.










