التَعّارضُُ بينَ دلالاتِ الألفاظِ الشرعيَةِّ باعتبارِ العمُومِ والخصُوصِ وطُرقُِ دَفعهِ عند علماءِ الأُصول دراسة تأصيليَةّ تطبيقيَةّ
Dosyalar
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
وقد بيَّنتُ في هذا البحثِ طُرُقَ دَفْعِ التعارُضِ بين العامَّيْنِ المُطلَقَيْنِ، أو التعارُضِ بين الخاصَّيْنِ المُطلَقَيْنِ، وبيَّنتُ أنَّ المَذهبَ الراجحَ في دَفْعِ هذا النَّوعِ من التعارُضِ هو مذهبُ الجمهورِ من المالكيَّةِ والشافعيَّةِ والحنابلةِ، الذين قالوا بتقديمِ طريقِ الجَمعِ أوَّ اً،ً ل ثمَّ الترجيحِ، ثمَّ النَّسخِ. كما تناولتُ طُرُقَ العلماءِ في دفعِ التعارُضِ بين العامِّ والخاصِّ المُطلَقَيْن؛ وذكرتُ أنَّ للعلماءِ مذهبَيْنِ لدفعِ هذا النوعِ من التعارُضِ. كما تناولتُ مذاهبَ العلماءِ وطرُقَهم في دفعِ التعارُضِ الوجهيِّ بين العامِّ والخاصِّ؛ فمن العلماءِ من رأى أنَّ الترجيحَ بينهما لا يكونُ إلا بدليلٍ مُعتَبَرٍ؛ نظرًا لاختلافِهِ عن التعارُضِ بين العامِّ والخاصِّ المُطلقَيْن؛ ف ل يُقاسُ عليه، ومن العلماءِ من أَلحقَ هذا النوعَ ا من التعارُضِ بتعارُضِ العامِّ والخاصِّ المُطلقَيْن؛ فأَعمَلُوا فيه طُرُقَ دفعِ التعارُضِ بين العامِّ والخاصِّ المُطلقَيْن، ومنهم من حَصَرَ دفعَ هذا النوعِ من التعارُضِ بطريقِ الجمعِ أوّ اً،ً ثمَّ ل بطريقِ الترجيحِ إنْ لم يتمكَّنِ الفقيهُ من الجمعِ بين المُتعارِضَيْن.
Bu çalışmada, mutlak iki âm ya da mutlak iki has arasında oluşan çelişkiyi ortadan kaldırma yöntemlerini ele aldım. Bu tür bir çelişkiyi çözmede tercih edilen görüşün, Maliki, Şafii ve Hanbeli mezheplerinin cumhuruna ait görüş olduğunu belirttim. Bu görüşe göre önce, bunları birlikte ele alma yöntemi kullanılır, ardından tercih, ardından da nesih yöntemi kullanılır. Bununla birlikte, âlimlerin, mutlak âm ve mutlak has arasında oluşan çelişkiyi ortadan kaldırma yöntemlerini de ele aldım. İlim insanları bu tür bir çelişkiyi ortadan kaldırmada iki yöntem kullanmışlardır. Ayrıca, çalışmada ilim insanlarının âm ve has arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırmada izledikleri yöntemleri ve bu konudaki görüşlerini / mezheplerini de ele aldım. Bazı âlimler, mutlak âm ve mutlak has arasındaki çelişkiden farklı olarak burada bu ikisi arasında ancak muteber bir delile dayanarak bir tercih yapılabileceğini ve bunun diğerine kıyas yapılamayacağını belirtmişlerdir. Bazı ilim insanları ise bu tür çelişkiyi mutlak âm ve mutlak has arasındaki çelişki ile birlikte ele almışlar, bu nedenle de bu konuda da mutlak âm ve mutlak has arasındaki çelişkiyi ortadan kaldıracak yöntemleri işletmişlerdir. Bazıları da bu tür çelişkiyi ortadan kaldırmada ilk önce bu ikisini birlikte ele alma (cem) yöntemini kullanmışlar, bu iki çelişkinin birlikte ele alınması mümkün olmaması halinde tercih metodunu kullanmışlardır.
In this study, I discussed how to resolve the discrepancies between two absolute general or two absolute particular terms. I highlighted that the prevailing view of the Maliki, Shafi, and Hanbali schools is the strongest in resolving this type of contradiction. According to this view, the preferred order of resolution is first combination, then preference, and finally abrogation. I also examined the scholars’ methods for resolving contradictions between absolute general and particular terms, noting that scholars have adopted two approaches for such cases. Furthermore, I discussed the methods and opinions of scholars in addressing the apparent contradiction between general and particular terms. Some scholars argued that, unlike the contradiction between absolute general and absolute particular terms, preference between the two is only valid when supported by sound evidence. Others, however, treated this kind of contradiction the same as that between absolute general and absolute particular terms, applying the same resolution methods. Some scholars restricted the resolution to the method of combination first, then preference if reconciliation was not possible.










