Geleneksel Yerleşimler Üzerinden Mimaride Doğal Taş Kullanımı
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Geleneksel yerleşim yerleri, insanlığın tarihsel süreç içerisinde öğrene geldiği bilgi birikimi ile şekil almaktadır. Çevreyle kaçınılmaz bir ilişki içerisinde yaşam sürdüren insanlık için, doğanın sağladığı imkanları bilinçli bir şekilde kullanmak, nitelikli mimari yapılar üretilmesini sağlamaktadır. Geleneksel mimarlık örnekleri incelendiğinde, tüm yapıların bulunduğu yer ile bir ilişki kurduğu ve yere göre inşa edildiği görülmektedir. Bu yapıların, doğaya ve insana duyarlı olması, çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurabilmesi, kullanıcılarında güçlü bir aidiyet hissi oluşturmakta ve mesken olma niteliği kazandırmaktadır.
Traditional settlements have evolved into what they are because of the knowledge that mankind has accumulated over history. Humanity lives in an inevitable relationship with the environment. To consciously take advantage of the opportunities nature provides in turn ensures high quality architectural output. When we look at examples of traditional architecture, we see that nearly all buildings of yore are in a symbiotic relationship with, and were built relative to their surroundings. They are sensitive to nature and people, and they are capable of establishing a healthy bond with their environment. Not only does this create a strong sense of belonging for their users, but it also is what makes them true homes.










